Nüfus : 289 (2000 yılı nüfus sayım sonucu)
İlçeye Uzaklık: 11
İle Uzaklık : 70
Muhtar : Hasan KOÇER
Köyün ilk adı Arif. Kimine göre Arif köyün kurucusu, kimine göre ise önceleri burada yaşamış ve mezarı burada olan bir eren. Arif, zamanla Erif şeklinde söylenir olmuş ve kayıtlara öyle geçmiştir. 1970’lerde bu ad Sarıdeğirmen olarak değiştirilmiştir.
Sarıdeğirmen adı ise yıllar öncesinde köyde var olan ve su ile çalışan un değirmenlerden gelmektedir. Köydeki değirmenler uzun yıllar Haymana’daki pek çok köyün buğdayın öğütüldüğü yerler olmakla önemli bir işlev görmüştür.
Sarıdeğirmenliler eğitime büyük önem veriyorlar. 1950’de açılan okullarında 18 öğrenci öğrenim görüyor.
İlköğretim II.kademe öğrencileri Haymana’daki M.Hilmi Doğan İ.O.’na taşınıyor. Okullarının bahçesinde karşılaştığım kamu yönetimini yeni bitirmiş Ayşegül CAN ve köyün içinde rastladığım üniversite öğrencisi Yasin GENCER bunun örnekleri. Öğrencilere Ayşegül ablalarını örnek gösterip onlarla biraz sohbet ettikten köyün içine doğru yol alıyorum.
Latif GENCER(59 yaşında)’e konuk oluyorum. Evde oğlu Yasin GENCER(üniversite öğrencisi) ve Muammer KARAOĞLU(59 yaşında) da varlar.
Muammer KARAOĞLU: “ Benim dedelerim Bolu taraflarından buraya göçetmişler.” 
Latif GENCER: “Bizim dedelerimiz ise Diyarbakır Çermik’ten gelmişler. Atalarımız Osmanlı’da uç beyi imiş. Bizden önce buralar hep Rum diyarı. Bizler buraya gelince Rumlar kendiliklerinden buraları terk ettiler.” diye göçettikleri yerleri anlatıyorlar.
Köyün içinde, yanıma Yasin’i de alarak dolaşırken köyden Mehmet NAMAL ile karşılaşınca ondan da bir iki bilgi alırım düşüncesiyle duruyorum. O da: “Köyümüz değişik yerlerden buralara göçetmiş. Kars, Erzurum’dan gelen aileler de var.” deyip köyün geçmişiyle ilgili başkaca bir bilgiye sahip olmadığını ifade ediyor.
Köyün başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Köyün içinden, kaynağı Haymana olan dere akıyor. Dere, Temelli’de Ankara Çayına karışıyor. Köylüler dere suyuyla tarlalarını suluyor, bahçelerinde her türlü sebze ve meyve yetiştiriciliği yapıyorlar. Bu ürünleri de Cuma günleri Haymana’da kurulan pazarda satıyorlar. Ayçiçeği ve şekerpancarı üretilen tarım ürünleri içinde ilk sırada yer almaktadır.
Köyde 2 taşocağı var. Bu taşocaklarından yollar için kum çıkarılıp işlenmektedir. Taşocak işletmecileri Sarıdeğirmen’in altyapı çalışmalarına kum, çakıl ve araç temini yaparak katkı sağlıyorlar. Ancak tarıma çıkan tozlar nedeniyle de zararları dokunuyor. Bu zararı en aza indirmek için köylülere, köy ile taş ocağı arası yolun asfalt yapılması taahhüdünde bulunmuşlar.
Köyün içindeki bir telefon direğinin üstüne leylek yuva yapıp yavrulamış.
Uzun yıllar buraya gelen ve aynı yere yuva yapan leylek artık Sarıdeğirmenli olmuş.
Köyün mezarlığına gidip oradaki mezar taşlarını inceliyorum. Köy mezarlığı iki bölümden meydana gelmiş. Eski ve yeni mezarlık. Eski mezarlıktaki taşlar, buradaki mezarların eski yerleşimcilere ait olduğu veya onların mezar taşları ile mezarlar inşa edildiği izlenimi veriyor. Mezarlığın tam köşe yerinde gözüme çarpan ve üzerinde Osmanlıca yazılar yazılı mezar taşının yazılarını okutmak üzere fotoğrafını çekiyorum.
Haymana’da, köyde 20 yıl(1977-1997) muhtarlık yapan İsmet CAN ve onun İl Genel Meclis Üyesi oğlu İsmail CAN ile görüşüyorum. İsmet Amca: “Bizim aile Urfa Siverek’ten buraya g öçetmiş, köye başka yerlerden göçedenler de var.” diyor.
İsmail CAN, Haymanalılar’ın sevdiği, güleryüzlü bir siyasetçi. Kendisi ticaretle uğraşıyor. Köyle ilgili çoğu Haymanalı’nın bilmediği bir gerçeği paylaşıyor: “İlçe merkezi başlangıçta Sivri köyündeydi. 1862’de büyük bir yangın neticesi buradaki Hükümet Konağı yanınca şehircilik yönünden yaşamaya müsait olmayan Sivri’den kaza merkezi bizim köye, yeni bir kaza merkezi bulununcaya kadar geçici olarak naklediliyor. Altı yıl Erif’te devlet hizmetleri yürütülüyor. Buradan 1868’de kaza merkezi şimdiki Culuk köyüne naklediliyor.”
İsmail CAN’a köylerine gittiğimi, okullarını ziyaret ettiğimde gördüğüm manzarayı anlatınca: “1950 yılında okulun yapımına, köyden Ali ÖZTÜRK adında çocuğu olmayan biri at arabasıyla taş çekip öncülük etmiş. İnşallah okulun içini, önümüzdeki eğitim-öğretim yılına kadar ben de Ali ÖZTÜRK gibi öncülük ederek düzenleyip pırıl pırıl bir şekilde yeni döneme yetiştireceğim. Bu benim size ve çocuklara sözüm olsun.” diyor. İsmail CAN’a göre köylerinde eksiği kalan, halledilmeyi bekleyen tek sorunları okul. Okulun içi ve bahçe duvarını da devlet vatandaş işbirliği ile bu yıl yapıp çevreye örnek olmak istediklerini belirtiyor. Okul bahçesinde düşünülen çocuk parkı da önümüzdeki günlerde Sarıdeğirmenlilerin kavuşacağı bir diğer hizmet. İsmail CAN, her şeyin devletten beklenmemesi gerektiğini, kendilerine sunulan hizmete halk olarak da katkı sağlanması gerektiğine vurgu yapıyor ve köy konağının köylülerce inşa edilmesini buna örnek gösteriyor.
İsmail CAN’ın köyüne hizmetleri saymakla bitmiyecek gibi: “Köyümüze kanalizasyon döşendi. Su yoluna beton kanallar yapılacak ve sulu tarım böylelikle yaygınlaşıp kolaylaşacak. Ayrıca Çaldağ’a yapılan Şehitler Ormanı’nın bir benzerinin Sarıdeğirmen’de yapılması için çaba veriyorum. Tabii ki bu hizmetler sadece benim köyüme değil, çoğu köye kat kat fazlasıyla İl Genel Meclisindeki çabalarımızla yapıldı” deyip sözlerini bağlıyor.
Köyden yetişmiş bazı isimler:
İsmail CAN(İl Genel Meclis Üyesi), Yılmaz KOÇER(Savcı), Orhan OĞUZLAR(Avukat), Ali İhsan YÖRÜR(Öğretmen), Yasef GENCER(Astsubay), Kemal KOÇER(Polis), Sefa KOÇER(Polis), Tuncer KOÇER(Polis), Hüseyin KOÇER(Subay), İsa GENCER(Astsubay).
Hazırlayan: Enver YURTDAŞ
(15 Haziran 2007 tarihli Haymana Gazetesi)
Önerilerimiz:
Sarıdeğirmen Köyü 1.473 defa okundu
Ocak 8th, 2012 at 13:39
07.01 2012 tarihinde vefat eden refik dursun ve nazire yayanaallah rahmet eylesin ailelerine baş saglıgı dileriz