Nüfus: 280
İlçeye Uzaklık(km) : 16
İle Uzaklık(km) : 90
Muhtar : Ekrem ULAŞ
Soğulca köyüne bu üçüncü gidişim. Köye Haymana’dan Boşnakkesikkavak, Esenköy(Emirler Eskiçalış) köyleri üzeri gidiyorum. Buraya vardığımda okulun bahçesinde Muhtar Ekrem ULAŞ, köyden İlhan AKSOY, Veli ÖZKÖK, Duran YILMAZ ve imamları Ramazan ACAR(Kızılcahamamlı) ile karşılaşıyorum. Onlarla köy ile ilgili sohbete başlarken bizi gören okulun öğretmeni Hasret Emel ERDOĞDU ve okulun lojmanında kalan Ziraat Mühendisi Ayla ERKESEN de yanımıza gelip sohbetimize katılıyorlar. 
İlhan AKSOY: “1800’ün başlarında benim dördüncü dedem Ali zamanında buraya Urfa taraflarından göçetmişiz. Aileden bir kardeş Urfa’da kalıyor, bir kardeş Yozgat taraflarına yerleşiyor. Diğeri de dört aile olarak gelip Haymana’da Soğulca köyüne yerleşiyorlar. Bu dört aile köyde Nimetoğulları(AKSOY, ÖZKÖK, ÖZTÜRK soyadlılar), Seferoğulları(ÇAKIR, GÜZEL soyadlılar), TAŞÇILAR(YÜKSEL soyadlılar), Hacıümmetler(DEMİR, ŞİMŞEK, ULAŞ soyadlılar) olarak bilinirler.”
İmam Ramazan ACAR: “Caminin beratında yapım yılı 1832 olarak yazılı.” diyor ve köye Soğulca adının verilişini öğrendiği kadarıyla anlatıyor: “Buraların ağaçlıklı ve çok sulu olması nedeniyle buraya önceleri SULUCA adı verilmiş. Daha sonra SOĞULCA olarak söylenir olmuş ve kayıtlara öylece geçmiştir.”
“Köyde önceden meşhur bir ceviz ağacı vardı. O ağaç köyün simgesiydi. Maalesef ağaç 1987’de kesilmiş.” diye sözlerine eklemede bulunuyor.
Tarihi Eserler:
Köyün tam ortasında “Dede Türbesi” adı verilen bir mezar bulunmaktadır. Köylülere göre Aydede adı verilen bu kişi köyde sözü geçen biri. Öldüğünde kendi evine defnedilmiş, önceleri her gece evin(türbenin) ışıklarının kendiliğinden yandığını anlatıyorlar.
Kurtuluş Savaşında da savunma amaçlı olarak kullanılan ve
kale olarak adlandırılan bir tepecik mevcut. Buraya Soğulca Kalesi demektedirler.
Köyün arazilerinde Roma eseri yazıt ve figürlerin bulunduğu taşlara rastlanılmıştır.
Savaş Yılları ve Anılar:
Köy 1921 Ağustos sonları ile Eylül ayı başlarında Yunan işgalinde kalmış, burada savaşın şiddetli çatışmaları meydana gelmiş. Çeşitli sebeplerle köyde yapılan kazılarda Kurtuluş Savaşı’nda şehit düşen askerlerimiz olduğu sanılan elbiseli naaşlara rastlanmıştır.
Gelenek, Görenek ve Yaşam Şekilleri:
Köy halkı gruplar halinde yaşamını sürdürmektedir. Üç-beş hane, hayvan barınakları, tarımla ilgili araç gereçler bir avluyla çevrelenmiştir. Erkek çocuklar evlendikçe haneler çoğalmış ve bir arada yaşam aynı avlunun içinde devam etmiş. Göç vermeye başlayana kadar da akrabalar hep birlikte yaşamlarını sürdürmüşler. Çekirdek aile şeklinde yaşantıya fazlaca rastlanmamıştır. Kendi köylerini dışında çevre köylerden insanlarla da evlilikler yapmaktadır. Düğünler üç gün devam eder. Düğünlerde erkek ve kadınlar ayrı ayrı eğlenirler. Damada ve geline ayrı kına gecesi töreni düzenlenir.
Cenazelerde köy halkı birbirine destektir. Taziye ziyaretleri sonrasında cenaze evi gözleme ve helva dağıtır. Bayramlarda bütün köy karşılıklı birbirlerini ziyaret ederler.
Köyün en yaşlısı 90 yaşındaki Cennet ULAŞ’tır.
Köyün en lezzetli yiyecekleri hamur işleridir. Gözleme, bazlama, mantı, höşmeri, patlıcanlı çörek, sac arası, sarı burma(patatesli börek), somun, tandır helvası(köy halkı arasında bu helvaya “öküz helvası”da denilmektedir) bunlardan bazılarıdır.
Köyden Yetişmiş Bazı İsimler:
Haktanır ULAŞ(Öğretmen), Atalay ULAŞ(Öğretmen), Serkan YILDIRIM(Öğretmen), Şeyda AKSOY(Öğretmen), Ramazan AKSOY(Öğretmen), Nermin AKSOY(Öğretmen), Şerafettin AKSOY(Emniyet Müdürü), Selim ÖZKÖK(Mimar), Veli ÖZKÖK(Eczacı), Mihriban YILDIRIM(Hemşire), Zeliha AKSOY(Doktor), Ahmet SÖNMEZ(Astsubay), Yetiş ŞİMŞEK(Astsubay), Hülya COŞKUN(Hemşire), Hatice AKSOY(Eczacı), Halil İbrahim ÖZKÖK(Diş Hekimi), Onur ÖZKÖK(Bilkent Ü. Öğretim Üyesi), İlhami SÖNMEZ(Trafik Polisi), Burhan AKSOY(Maliye Hesap Uzmanı), İlknur AKSOY(İMKB Brokır).
Köyün Şimdiki Durumu:
Köyde bir okul, cami ve muhtarlık odası bulunmaktadır. 1959’da yapılan Soğulca İlköğretim Okulu iki derslik, bir öğretmen, 17 öğrencisi ile eğitim öğretime devam etmektedir. Köy nüfusu şu anda yaklaşık olarak 150-200 civarındadır. Göç nedeniyle nüfusu azalan köyde 65 hane yaşamaktadır. Göçler, genellikle öğrencilerin eğitimini devam ettirmek ya da işsizlikten kaynaklanmaktadır. Göç edenler en fazla Bursa ve Polatlı’ya tercih etmektedirler. Muhtar, göçedenlerle ilgili: “gidenler köyle ilişiklerini tamamen kesmemişler. Yazın buraya döner, ekinlerini biçtirir, yetiştirdikleri ürünleri satar, kışa doğru tekrar geri dönerler.” diyor.
Köyde Sosyal ve Ekonomik Durum:
Köy halkının başlıca geçim kaynağını tarım. Her aile, kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği de yapmaktadır. Genelde buğday, arpa ve şeker pancarı üretilen köyde soğan, ayçiçeği ve yaş sebze üretimi de (yaş sebze üretiminde çevre köyler arasında birinci sıradadır) yapılmaktadır. Köy halkı evlerine günde sadece bir saat su alabildiklerinden su sıkıntısı çekiyorlar; tarlaları köydeki gölete yakın olduğundan ve baraj suyundan faydalandıklarından daha verimli topraklara sahip, yetiştirdikleri ürünler ise daha kaliteli.
Köyde üç hafta önce ziraat mühendisi olarak göreve başlayan Ayla ERKESEN, TARGEL(Tarımı Geliştirme) Projesi kapsamında merkez köy olarak tespit edilen Soğulca ve çevresindeki 10 köyü zirai alanda aydınlatmak, onlara danışmanlık yapmak ve bilinçli çiftçilik yapmalarını sağlamak üzere atandığını söylüyor. Ayla Hanım, köyden ve köylülerden memnun. “Beni sıcak bir şekilde karşıladılar, bağırlarına bastılar. Belli aralıklarla toplantılar yaparak onları bilgilendiriyorum.” diyor.
Okulun tek öğretmeni Hasret Emel ERDOĞDU da Soğulcalılardan oldukça memnun.
17 öğrencisi var. Duyuru yaptığı halde bu sene yeni kayıt olacak öğrencisi olmadığı için üzgün. Köylülerin çocuklarını okutmak üzere Polatlı ve Bursa’ya göç ettiğini ifade ediyor. “İlköğretim ikinci kademe öğrencilerimiz Haymana Merkezdeki Mahmut Hilmi Doğan İlköğretim Okuluna taşınıyor. Onlar da köyümüzde okuma imkanına sahip olsaydılar durum farklı olurdu.” diye de Muhtar öğretmenin sözüne ekleme de bulunuyor.
Muhtar Ekrem ULAŞ: “Gölete 1990-91 yılında başlandı. Başlangıç tarihi belli ancak ne zaman biteceği belli değil. Önceden Sulama Kooperatifimiz vardı. O da fes oldu. Kanal yapılmamış, o yüzden barajdan yeterince faydalanamıyor, düzgün sulama yapamıyoruz. Köyden ancak motoru olan sulama yapabiliyor. Kanalizasyonumuz yok, içme suyu şebekemiz eski, yenilenmesini istiyoruz.” diyerek oy istemeye gelecek partililere göndermede bulunuyor.
Muhtarla kalkıp bahsettiği baraja gidiyoruz.
Barajdaki su seviyesi bayağı düşmüş. Baraj sayesinde pek çok ürün yetiştiriciliği yapılan köyde kuraklık korkutuyor. Muhtar, yaşanan kuraklık nedeniyle 200 dekar ekili arpa ve buğday tarlasından 90 dekarını süreceğini, diğerleri için ise Allah’tan yağmur dilemekten başka çareleri olmadığını söylüyor.
Hazırlayan: Enver YURTDAŞ( 8 Haziran 2007 tarihli Haymana Gazetesi)
Share on FacebookÖnerilerimiz:
Soğulca Köyü 1.830 defa okundu
Temmuz 24th, 2011 at 13:37
slm ben hacı tetik yozgatlıyım arkadaşım bu köyden 1 senedir kendisine ulaşamıyorumm bana yardımcı olurmusunuz arkadaşım aydın sönmez istanbulda yasıyor 1963 dogumlu asker arkadaşım oluyor benim lütfen tanıyan varsa bana ulaşşsın 05382288313
Kasım 8th, 2011 at 14:41
ben sogulca koyündenim arkadaşınız iki sene önce hakkı rahmetine kavuşmuştur başımız sagolsun
Kasım 8th, 2011 at 14:43
arkadaşınızı kaybetdik
Kasım 8th, 2011 at 17:16
ben soğulca köyündenim arkadaşınız hakkı rahmetine kavuşmuştur 1 sene oldu