
300 m. çapında 55 m. yüksekliğinde ki büyük tümülüse, bir Türk mühendislik şaheseri olan ve Zonguldak maden işçilerinin tüm marifetlerini sergileyerek açtığı 82 m. tüneli geçtikten sonra ulaşırsınız. Antik dünyanın ikinci büyük tümülüsü olan ve 3750 yıllık ardıç tomruklarla desteklenen, çam ağacından yapılmış ahşap mezar odası ile de dünyada tek örnektir. M.Ö.8.yüzyılda yapılmıştır. Kral son yemeğinde ne yedi bilinmez ama, kimyasal analizler sonucu ölü yemeği, içinde kırmızı et ve mercimek bulunan acı baharatlı türlü, bal ve bira ile kaynatılmış üzüm veya şaraptan oluşan bir menüydü.
1963 yılında, yaklaşık 15.000 m2′lik alanda, 250 nüfuslu bir köyde kurulan Gordion Müzesi; 1999 yılında eklenen depoları, laboratuarı, görüntü ve bilgilendirme salonu, açık ve kapalı teÅŸhiri, açıklama bilgileri ile Türkiye’nin önemli müzelerinden biridir kuÅŸkusuz. BaÅŸta Gordion kazılarından olmak üzere, Polatlı İlçesi civarından derlenen eserlerden kronolojik bir sergileme sunan Müze, Avrupa’da Yılın Müzesi yarışmasında finale kalmakla da önemini  kanıtlamıştır. Müzede sergilenen eserler arasında Eski Tunç Çağı’ndan baÅŸlayarak, Orta ve Geç Tunç Çağı ve Erken Frig çağına ait çanak çömlekler, Erken Demir Çağına ait kabartmalı ortostatlar, yine Erken Frig çağına ait demir aletler, dokumacılıkta kullanılan ağırÅŸaklar yer almaktadır.
Yener YILMAZ salonunda ise M.Ö. 700 yıllarından baÅŸlayarak M.Ö. 6. ve 4. yüzyıllar arasına tarihlenen Geç Frig ve ithal seramikler, Lidya, Helenistik ve Roma Dönemi’ne ait eserler sergilenmektedir. Bunların dışında Frig yazıtlı ve baskılı çanak çömlekleri, Frig mimari terekotaları, diÄŸer malzemelerden yapılmış eserler ile Matar (Kybele) kabartmaları ve figürleri önemli yer tutar. Polatlı Höyük’ten getirilen ve Anadolu’nun en eski halkı olarak bilinen Hattilere ait ölü gömme şekillerini gösteren mezarlar müzenin diÄŸer sergileri arasında yer alır. Son vitrinlerde cam, Mühür ve Mühür baskıları, M.Ö. 7.yy’da Lidyalılar tarafından bulunan ve Gordion’da da aynı zamanda kullanılmaya baÅŸlanan sikke, M.Ö.4. yüzyıl ve M.Ö.2.yüzyıl İskender sikkeleri ile son vitrinde, Frig ve Roma mozaikleri ile Galat mezarı ise bahçede sergilenmektedir.
Yassıhöyük Köyü’nün içinden geçerek 1 km. batıya gittiÄŸinizde sola ayrılan toprak yoldan yaklaşık 100 m. sonra Sakarya Irmağı kıvrımları arasında Yassıhöyük Köyü’ne adını da veren Gordion’nun tüm gizemiyle sizi beklemekte olduÄŸunu görürsünüz. Evet Anadolu Medeniyetleri Müzesi çalışma alanı içinde yer alan Friglerin baÅŸkenti Gordion’a hoÅŸ geldiniz. Adının Gordion olduÄŸuna dair herhangi yazılı belge bulunmamasına karşın,Yunanistanlı CoÄŸrafyacı Strabon M.Ö.1.yüzyılda da kaleme aldığı eserinde Gordion’dan harabe haline gelmiÅŸÂ bir kent olarak söz etmektedir. Kral Gordias’nun tahtı anlamına gelen Gordeion’un kısaltılmasından almıştır adını. 4.000 yılı aÅŸkın süre üzerinde yaÅŸattığı uygarlıklardan çok Friglerin BaÅŸkenti olarak bilinir efsaneler diyarı Gordion.
1893 yılında keÅŸfedilen Kentte, 1900′lü yıllardan 1950 yılına kadar aralıklarla, 1950 yılından sonra ise aralıksız kazılar devam etmektedir. 350×500 m. ölçülerinde ki höyükte yer alan Erken Frig kentine 10 m. yüksekliÄŸinde restorasyonu devam ettiÄŸi için bu günlerde demir iskeleler bulunan kale kapısından girilir. Kale kapısından büyük bir duvarla ikiye ayrılan Saray bölgesinde megaronlar yer almaktadır. Ortada yer alan megaron tipi yapıların en büyüğü ise zengin buluntuları ile Frig Krallığı’nın kabul salonu olmalıydı.Teras binaları; dokuma tezgahları, buÄŸday ve arpa öğütmek için kullanılan öğütme taÅŸları ve ekmek piÅŸirmede kullanılan seramikler ve demir buluntulardan anlaşıldığı kadarıyla burasının sarayın ihtiyaçlarını karşılayan atölyeler olduÄŸu düşünülmektedir.Gordion Eski Tunç Çağı’nda (M.Ö.3000-2000) Hattilerin, Orta ve Geç Tunç Çağı’nda (M.Ö. 2000 – 1100) Hititlerin, M.Ö. 1100 - 300 yılları arsında Friglerin egemenliÄŸi altında olsa da, M.Ö. 6.yüzyılın baÅŸlarında Lidyalıların egemenliÄŸi altına girer. M.Ö.6 yüzyılın ortalarında Pers İmparatorluÄŸu’nun bir parçası haline gelen kent, M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in geliÅŸine kadar Perslerin egemenliÄŸi altındadır. Helenistik Dönem’de Galatlara ait sadece bir ticaret ÅŸehri, Roma ve Bizans Dönemi’nde küçük bir köy görünümünde olan kentte en son Selçuklu yerleÅŸimi görülür.
Frigya Bölgesi; Ankara EskiÅŸehir Afyon illerinin tamamı, Kütahya ilinin doÄŸu, Konya Isparta Burdur illerinin ise kuzey bölümlerini kapsamaktadır. Ancak, Frigleri öğrenmek için Polatlı İlçesi sınarları içinde yer alan BaÅŸkent Gordion’a gelmeniz yeterli. Friglerin Avrupa’dan gelirken beraberlerinde getirdikleri Fibula, Tümülüs ve dilleri dışında bize bıraktıkları eserlerden, zaman içinde Anadolu kültürünün etkisi altında kaldıklarını görüyoruz. ÖrneÄŸin Kybele. Anadolu’ya gelmeden neye inandıklarını bilmiyoruz ama Neolitik Dönemde Ana tanrıçadan beri süregelen tanrıça geleneÄŸi, Friglerde tanrıça Kybele olarak karşımıza çıkar. DoÄŸada tapınmışlardır tanrıçaları Kybele’ye. Bazen bir niÅŸ içerisinde kabartma olarak yapmışlar, bazen de heykel olarak niÅŸe taşımışlardır ibadet zamanlarında.
Gordion’un ekonomisini, hammaddesi keçi ve koyun yünlerinden oluÅŸan, ilk iÄŸne ile nakış iÅŸleme sanatını da geliÅŸtirdikleri dokumacılık, dericilik, tüm antik dünyaya ihraç ettikleri demir ve tunç iÅŸlemeciliÄŸi, mobilya sanayi, Anadolu’ya geliÅŸ yerleri olan GüneydoÄŸu Avrupa ve Balkanlarda iyi bildikleri ve bugünde hala o bölgelerde yapılan ballı ÅŸarabın oluÅŸturduÄŸunu özellikle büyük tümülüste ele geçen verilerden anlamaktayız.
M.Ö.12.yüzyılda BoÄŸazlar üzerinden Anadolu’ya gelen Frigler yaklaşık 1000 yıllarında Gordion’a ulaşırlar. Kent, erken kalktığı için kral olan babası Gordias’dan çok, Anadolu mitolojisinde önemli yer tutan Midas efsaneleri ile anıla gelmiÅŸtir. Asur Kralı II.Sargon’un M.Ö. 718 ve 709 arası tarihsel yıllıklarında ”Mita” olarak geçen Kral Midas, yenilmiÅŸ bir krala yakışır biçimde boÄŸa kanı içerek mi, yoksa sur duvarlarından atlayarak mı intihar etmiÅŸtir? Gerçekten tuttuÄŸu her ÅŸey altın olmuÅŸ mudur? Ya da tanrı Apollon’a müzik yarışmasında haksızlık ettiÄŸi için mi kulakları eÅŸek kulaklarına dönüşmüştür? Yoksa krallığı döneminde çok geniÅŸ bir istihbarat ağı kurduÄŸu için mi böyle bir yakıştırma olmuÅŸtur?
Veya iyi dileklerle baÄŸladığı kördüğümü çözmeyip sabırsız davranarak kılıcıyla kestiÄŸi için mi Büyük İskender’in kahinlere göre 33 yaşında ölümüne neden olmuÅŸtur? Bilinmez ama, yaÅŸamından yaklaşık 4. yüzyıl sonra Büyük İskender’in kiÅŸiliÄŸi, Gordion da efsanelerle birleÅŸerek günümüze taşınmaktadır. Evet Gordion gerçekten stratejik fetih güzergahında olması nedeni ile Asya Fatihi Makedonya Kralı Büyük İskender’in M.Ö.333 yılı kışını geçirdiÄŸi kent de olmuÅŸtur.Yapılan kazıların gelecekte Anadolu arkeolojisinde Friglere ait bir çok düğümü çözeceÄŸine inancımız sonsuzdur.
Kaynak: polatli.bel.tr HAZIRLAYAN – Melek YILDIZTURANÂ arkeolog
Share on FacebookÖnerilerimiz:
Gordion (Videolu) 4.304 defa okundu Etiketler:GordionKral midas
Åžubat 4th, 2011 at 14:26
süperrrrrrrrr