Ayaş-Polatlı kara yolu üzerinde, ilçenin kuzeybatısında, Ankara Çayı yakınında olan köy, ilçe merkezine 39 km uzaklıktadır. Oltan Beldesi (Ayaş), Perli Çiftliği (Ayaş) Gençali, Karacaahmed, Dürmek (Mihalıccık), Müslüm, Oğuzlar, Karaahmed ve Güreş köyleri ile komşudur.
İlk çağlardan günümüze kadar iskan gören bölge doğal ve kültürel zenginliklere sahiptir. Antik Roma Yolu ve Osmanlı dönemi kervan yolları üzerinde bulunan bölgede, Sarıobası höyük, Uludere höyük, Yanıkbükü mevkii yerleşmesi, Kapanla mevkii yerleşmesi, Küllüce mevkii yerleşmesi, Höyük mevkii yerleşmesi, Hamzalar mevkii yerleşmesi, Karakaya mevkii yerleşmesi, Ardıçlı mevkii yerleşmeleri bulunmaktadır.
Ortabayır Deresi içinde “Kızlarini” mağarası olarak anılan Bizans dönemi manastır yerleşkesi, Ankara Deresi Hamam mevkiinde bulunan “Çıngıraklı” mağarası kaya manastırı ve Friğ dönemi kaya yerleşkesi görülmeye değer yerlerdendir. Ankara Çayı’dan Çıngıraklı mağarasına doğru kayaların kesilmesi ile merdivenli bir yol yapılmış
ve halen bu antik yol durmaktadır.
Osmanlı döneminde Hüdavendiğar (Bursa) ve Ankara Sancağı hudutları içinde bulunan bölgenin yarısı Hüdavendiğar Sancağı- Beypazarı kazasına, yarısıda Ankara Sancağı-Bacı kazalarının idaresinde kalır. Beypazarı kazasının Ankara
Sancağı’na bağlanması üzerine bölge tamamen Beypazarı’na tabi olur.
Müslümankale Tepesi ile Yörükyayla Tepesi arasından, Ankara Çayı boyunca Beypazarı üzerinden İstanbul’a giden “Uluyol” geçer. Hamamboğazı da denilen bu bölgede kervanların güvenliğini sağlayan “Derbent bulunmaktadır. Kanaatimizce Müslümankale ve Çıngıraklı mağarası bu dönemde karakol olarak kullanılmıştır.
Bölgede Hamam mevkiinde Uyuz Hamamı, Müslüman Tepe’de bulunan kale, Ardıçlı mevkiinde bulunan ve “Yel Dedesi” olarak anılan türbe, köy kabristanında bulunan kitabeli mezar taşları, köy içinde bulunan konaklar, cami önünde bulunan kitabeli çeşmesi ile de Türk kültür mirasının zenginliklerine sahiptir.
“Sarı”ların Ulu Yörük Türkmenlerine bağlı bir obadır154. Davut Paşa Vakfı arazisi olan bu bölgeyi Bolu Köroğlu yayalalarında bulunan Yörükler kiralıyarak kışlak olarak kullanır. Zaman içinde bu vakıf arazilerini işgal ederek yerleşirler. Köyün ileri gelen ailerinden Hatıpzadeler bölgede “ayan”lık yaparlar ve vergi tahsildarıdırlar. Daha sonra sonraki yıllarda Antalya yaylalarından, Beypazarı Dikmen Köyü’nden ve Karaşar Beldesi’nden aileler gelerek yerleşir. Ayrıca Köyün ağaları Hacca giden aileler Arap asıllı hizmetliler getirir. Bu ailelere de “Araplar” denilmektedir.
Günümüzde Geneciler, Ayvaşıklar, Hacıhasanlar, Topallar, Yetimler, Ballılar, Hilmiler, Cerezler, Berberoğulları, Kethüdaoğulları ve Börekoğullarına mensup aileler yaşar.
Hayvancılık Geliştirme Kooperatifi bulunan yerleşmede köyun ve sığır et besiciliği yapılmaktadır. Sağlık Ocağı, Çok amaçlı köy konağı, İlkokulu (5.ci sınıfa kadar olup ileri sınıflar Basri Köyü İlkokuluna taşımalı olarak), benzin istasyonu, bakkalı ve kahvehanesi olan yerleşmede kuru ve sulu tarım yapılır. Buğday, nohut, kimyon, mercimek, soğan, pancar ve ayçiçeği, domates, biber, fasulye, patlıcan ticari amaçla yetiştirilir ve pazarlaması yapılır.
Ankara Çayı kenarlarında koruluklar ve Müslüman Tepe yamaçlarında ardıç, çam ve meşe görülür. Yeni yeşil saha çalışmaları vardır. Koyun ve sığır besiciliği yapılır. Türkmen geleneği hakimdir.
Beypazarı’na bağlı olan köy,1928 yılında Polatlı’ya bağlanır. 1975 yılında 924 nüfuslu, 2000 yılında ise 272 haneli ve 1048 nüfusludur.
Yazar [ Abdülkerim Erdoğan, Tarih İçinde Polatlı | Polatlı Belediyesi Yayınları, Ankara, 2007 ]
Share on FacebookSarıoba Köyü 442 defa okundu
Son Yorumlar